Çalıştığım yerde yaşlılar haftası ile ilgili yazı yazmam istenildiğinde
blogda da yazmam gerektiğini hissettim.Orada yazamadıklarımı burada yazayım
bari!
Bizim yaşlılarımız batıda ki
yaşlılara benzemezler aslında.Tiyatro ,sinema alışkanlıkları
yoktur.Kendilerini düşünmezler.Ömürleri boyunca çocukları-belli süre sonrasında-
torunları için çalışmışlardır.Köyde,şehirde fark etmez anlayacağınız.Kendi
dedelerim ve nenelerimden örnek verim.Bizimkiler ki annemin tarafı
köyde,babamın tarafı şehirde yaşıyorlardı.Sürekli beraberdik onlarla.Köyde
kerpiç ev dediğimiz torpaktan yapılmıştı evleri.En çok huzur duyduğum yerdi
aslında genelde bayram olduğunda giderdik.Zaten bayram yemeği belliydi
standarttı.Dolma,sütlaç, pilav.Köyde yaşam zordur.Yağmur yağdığında toprak ev
olduğu için yağmur eve damlardı.Loğlardı nenem damı.Kadıncağızın
üstünden geçerdi yağmurlar.Dedem haber hastası idi o zaman tabi trt var.Başka
kanal çekmezdi köyde.Sürekli çatışırdık o haber ben maç için.
Gelelim şehirdekilerine bundan birkaç yıl evvel ilkokulumu
ziyaret ettiğimde herkes deden nasıl? Diye soruyorlardı.Sebebi şu dedem sürekli
de olmasa sık sık götürüp getirirdi.Bu
günlere geldiysem annem ile beraber onun payı çoktur.Küçükken banyo sobası
dedemlerde olduğu için onlarda yıkanırdık.Onlarda kalırdım gece.Güzel günlerdi anlayacağınız o günler…
Yaşlılar haftası felan bilmeyiz aslında biz.Batının çıkardığı
şu günleri takılıp kalmayalım.Büyüklerle dolu dolu vakit geçirelim yeter.